Salı, Temmuz 25Av. Ahmet A. Bektaş
istanbul avukat

Ölüm Halinde Manevi Tazminat Talebi


Ölüm Halinde Manevi Tazminat Talebi
Bu yazıyı beğendiniz mi?

YARGITAY 3. Hukuk Dairesi
2015/3561 E. , 2016/1452 K.
“İçtihat Metni”

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulü yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar M.. ve F..’ın müşterek çocuğu, diğer davacı H..’in kardeşi S..’ın davalıların müşterek çocuğu İ.. tarafından bıçaklanarak öldürüldüğünü, bu nedenle davacıların derin bir üzüntü ve elem içerisinde olduklarını belirterek davacılar M.. ve F.. için ayrı ayrı 35.000,00 TL, davacı H.. için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde; maktul S.. ve arkadaşlarının haksız bir şekilde çocukları İ.. ve arkadaşlarına saldırdıklarını, müşterek çocukları İ..’ın öldürme eylemini haksız tahrik altında işlediğini, tek amacının kendisini korumak olduğunu, meşru müdaafa sınırlarında kaldığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; tarafların sosyal ve ekonomik durumları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davacılar M.. ve F.. için ayrı ayrı 8.000,00 TL, davacı H.. için 4.000,00 TL manevi tazminatın suç tarihi olan 20/01/2013 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacılar vekilinin kabul edilen temyiz itirazlarına gelince;
Dava; haksız fiilden kaynaklanan ev başkanının sorumluluğuna ilişkin manevi tazminat istemine ilişkindir.

BUNA DA GÖZAT:  Resmi Belgede Sahtecilik İğfal Kabiliyeti

Somut olayda; davalıların oğlu İ..’ın eylemi ile davacıların oğlu ve kardeşi olan S..’ın ölümüne sebebiyet verdiği, hakkında İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/74 esas 2014/16 karar sayılı ilamıyla kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, suçun haksız tahrik altında işlenmesi, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim sebebiyle cezada indirim yapılarak neticeden 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve dosyanın temyiz incelemesinde olduğu görülmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. Maddesi (6098 satılı Türk Borçlar Yasası’nın 56/2.maddesi) gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K’nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir ( Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 gün 2003/21-368-355 ve 23.06.2004 gün 2004/13-291-370 sayılı kararları)
Dava konusu olayda, manevi tazminat yönünden; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, olayın niteliği, vehameti, davacılar üzerinde oluşturduğu elem ve ızdırabın fazla olması, günün ekonomik koşulları nazara alındığında manevi tazminat miktarı az olarak tayin olunduğu açıktır.
Hal böyle olunca mahkemece, daha yüksek oranda bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

BUNA DA GÖZAT:  Boşanma ve Çocuk

〉 Aradığınızı bulamadıysanız avukata soru sor sayfasını kullanabilirsiniz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir