Malpraktis Davaları ve Hekimin Cezai Sorumluluğu

Malpraktis kelime manası bakımından yanlış uygulama anlamına gelmekle birlikte esasen diğer tüm meslekler için söz konusu olabilmektedir. Ancak malpraktis dendiğinde akla ilk olarak hekimin cezai sorumluluğu ve malpraktis davaları gelmektedir.

Malpraktis Davaları

Malpraktis davaları hekimin veya diğer sağlık çalışanlarının tedavi sürecinde kendilerine kusur atfedilebilecek bir yanlış tedavi neticesinde hastanın durumunun ağırlaşmasına veya ölümüne sebebiyet vermeleri neticesinde açılan davalara verilen genel isimdir.

hekimin cezai sorumluluğuHekimin Cezai Sorumluluğu

Malpraktis davalarında hekimin cezai sorumluluğu bulunduğunun tespiti bakımından en önemli ölçüt “taksir” kavramıdır. Ceza hukuku terminolojisinde taksir hekimin dikkatsizliği, özensizliği sonucunda yanlış tedavi uygulamasından ileri gelen kasta varmayan kusurlarını ifade etmektedir. Kast varlığı halinde zaten ortada bir malpraktisten, hekim hatasından söz edilemeyecek ve katan adam öldürme veya kasten yaralama suçu gündeme gelecektir.

Hekimin taksirli davranışı, yani dikkatsizlik, özensizlikten ileri gelen hatalı tedavi uygulaması, yanlış ilaç tercihi sonucu hastanın sağlık durumunun olumsuz yönde ilerlemesi veya hastanın ölümü ile sonuçlanması gibi durumlarda hekimin sorumluluğu doğabilecektir.

Malpraktis davaları bakımından hekimin sorumluluğu için özel olarak düzenlenmiş bir suç tipi veya tazminat anlamında özel bir kanuni düzenleme kanunlarımızda öngörülmemiştir. Malpraktis davaları cezai anlamda savcılık kanalıyla başlatılacak soruşturma ve akabinde taksirle öldürme (TCK 85) veya taksirle yaralama (TCK 89) suçundan dolayı gerçekleştirilecek ceza kovuşturması boyutuna sahip olduğu gibi aynı zamanda hekime karşı açılacak tazminat davaları boyutu bulunmaktadır.

yanlış tedaviYanlış Tedavi ve Komplikasyon

Yargılama neticesinde taksirin bulunmadığı yani hekime atfedilecek bir kusurun bulunmadığı anlaşıldığında ceza yargılamasından beraat kararı alınabileceği gibi tazminat davalarının da hekim lehine sonuçlanması mümkündür. Bu noktada komplikasyon kavramı malpraktis davaları bakımından önemlidir. Tedavi sürecinde hastalığın veya tedavinin kendi yapısına uygun olarak öngörülemeyecek komplikasyonlar meydana gelebilir. Bu komplikasyon neticesinde hastanın durumunun daha da ağırlaşması veya hastanın kaybedilmesi söz konusu olabilir. Bu durumda hekimin cezai sorumluluğu bulunmayacağından soruşturma sonucunda takipsizlik veya yargılama neticesinde beraat kararı verilecektir.

Malpraktis davaları açısından diğer önemli bir kavram ise aydınlatılmış onam kavramıdır. Hekimin tedavi öncesinde hastasını tedavi süreci, tedavi sürecinde alınması gereken riskleri ve meydana gelme ihtimali olan komplikasyonları, hastanın tüm bu ihtimaller konusunda açık bir şekilde bilgilendirildiği ve kendisi veya yasal temsilcilerinden gerekli onayın alındığı hususunun tedavi öncesinde kayıt altına alınması ve belgelenmesi gerekir. Aydınlatılmış onamın varlığının delillendirilmesi hekimin cezai sorumluluğu ve hekimin hukuki sorumluluğu anlamında lehine olacaktır.

Bu durumlarda malpraktis davalarında uzman ve tecrübeli bir ceza avukatı yardımı almak hekimler için tercih edilmesi gereken en sağlıklı yoldur.

 

Bu yazıyı 8 kişi okudu.

〉〉〉 Aradığınızı bulamadıysanız avukata soru sor sayfasını kullanabilirsiniz!


Malpraktis Davaları ve Hekimin Cezai Sorumluluğu
5 (100%) 1 vote

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbulda en iyi hizmet veren evden eve nakliyat şirketleri beylikdz evden eve nakliyat beykoz evden eve nakliyat bostanci evden eve nakliyat kurtky evden eve nakliyat pendik evden eve nakliyat