Salı, Temmuz 25Av. Ahmet A. Bektaş
istanbul avukat

Kamulaştırma Konusu Taşınmaz İçin Değerlendirmeye Esas Tarih


Kamulaştırma Konusu Taşınmaz İçin Değerlendirmeye Esas Tarih
Bu yazıyı beğendiniz mi?

5. Hukuk Dairesi         2015/26453 E.  ,  2016/5910 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
a)4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirme; aynı kanunun 15.maddesi uyarınca dava tarihindeki resmi verilere göre yapılır.
Bu nedenle karar tarihi itibariyle resmi verilerin oluştuğu gözetilerek dava konusu taşınmaza değerlendirme tarihi olan 2015 yılı resmi verilerine göre değer biçilmesi gerekirken 2014 yılı resmi verileri endeks uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebe ürünü olarak kabul edilen buğday, kuru fasulye ve nohutun taşınmazın bir dekarında alınabilecek brüt gelirinden indirilmesi gereken üretim masraflarının, Türkiye ortalaması dikkate alındığında brüt gelirin 1/3 ‘ü oranında olması gerektiği gözetilmeden, masrafların daha fazla alınması sureti ile eksik bedel tespiti,
c)Dava konusu 106 ada sayılı taşınmazların üzerinde daha önceden TEK lehine daimi irtifak hakkı tesis edildiği anlaşıldığından, bu irtifak nedeniyle taşınmaz üzerinde oluşan olumsuz etki oran ve miktarının araştırılmaması,
d) Tarım arazisi olarak kabul edilen, taşınmazın belediye sınırları içinde ve ilçe merkezine yakın oluşu dikkate alındığında objektif değer artırıcı unsur oranının %100’den az olamayacağı düşünülmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

BUNA DA GÖZAT:  Nafaka Artırım Davası

〉 Aradığınızı bulamadıysanız avukata soru sor sayfasını kullanabilirsiniz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir