Hakime Karşı Maddi Manevi Tazminat Davası

Aşağıdaki yargıtay kararında hakimin hukuki sorumluluğu sebebiyle Maliye Bakanlığı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat talebinin hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle reddine karar verilmiş ve Yargıtay söz konusu yerel mahkeme kararını onamıştır.

Hukuk Genel Kurulu         2016/247 E.  ,  2017/446 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (İlk Derece)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 14. Hukuk Dairesince;
“Dava, hakimin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı …, TC Maliye Bakanlığı aleyhine açmış olduğu tazminat davasında, …’ın muris …’ın veraset ilamının verilmesini talep etmesi üzerine, Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/874 Esas sayılı sırasına kayıtlı dava dosyası üzerinden yerel mahkeme hakimi … tarafından verilen kararda …’ın mirasçılarının eksik gösterildiğini, mahkeme hakiminin yeterli inceleme yapmadan mevcut nüfus kayıtlarına aykırı şekilde mirasçılık belgesi verdiğini, hakimin özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmemesinin ağır hizmet kusuru olduğunu, bu nedenle 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Bakanlığı cevap dilekçesinde; davacının belirttiği hususların HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayılı durumlara uymadığını, sorumluluğu kanıtlayacak yeterli delil bulunmadığını belirterek bu nedenle davanın reddine, davacının disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava ilgili hakime re’sen ihbar edilmiş, ihbar olunan …, hakimin hukuki sorumluluğunun düzenlendiği 6100 sayılı HMK’nın 46. maddesinde tazminat davası açılabilecek sebeplerin sınırlı olarak sayıldığını, maddi ve manevi tazminatının koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tazminata esas Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2006/874 Esas sayılı dava dosyası ile Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2014/83 Esas sayılı dava dosyalarının sureti getirtilmiş, davacının gösterdiği deliller toplanmıştır.
Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/874 Esas sayılı dava dosyasında 11.09.2006 tarihli karar ile muris …’ın mirasçılarını ve miras paylarını gösteren mirasçılık belgesinin verildiği, davacı …’in Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu dava sonucunda Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/874 Esas sayılımirasçılık belgesinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
İhbar olunan hakim …’in yargılamasını yaptığı Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/874 Esas sayılı davasında … mirasçısı Sevim Özyer’in eşi M….’in 1997 yılında eşinden sonra ölmüş olmasına rağmen ….’in nüfus kayıtları getirtilmediğinden …’ın tüm mirasçıları mirasçılık belgesinde gösterilmemiş ve bu nedenle Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/83 Esas sayılı dava dosyasında mirasçılık belgesinin iptaline konu olmuştur.
Karar tarihinde Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi olan … tarafından nüfus kayıtlarının tamamı getirilmeden verilen mirasçılık belgesinde tüm mirasçılar ve miras payları gösterilmediğinden mirasçılık belgesi iptal edilmiş ise de duruşma hakiminin bu davranışı 6100 sayılı HMK’nın 46. maddesinde belirtilen hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı hukuki sorumluluğunu gerektiren sebeplerden değildir.
6100 sayılı HMK’nın 46. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere; kanun hükmünde hakimlerin sorumluluğunu gerektiren sebeplerin genel olarak belirtilmediği, tahdidi olarak sayıldığı böylece hakimlerin daha ağır bir sorumluluk rejimiyle karşılaşmalarının engellenmek istendiği belirtilmiştir. Duruşma hakimi …’in tüm kayıtları temin etmedenmirasçılık belgesi vermesi,yukarıda açıklandığı üzere HMK’nın 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan hakimin hukuki sorumluluğunu gerektiren sebepler kapsamında kalmadığından ihbar olunan hakimin yargılama faaliyetinden dolayı tazminatla sorumlu tutulabilmesi için gerekli koşullar gerçekleşmediğinden davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Ayrıca, davanın yukarıda açıklanan gerekçeyle esastan reddedilmesi nedeniyle davacının takdiren 500,00 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının 6100 sayılı HMK’nın 49. maddesi gereğince takdiren 500,00 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.707,75 TL harçtan alınması gereken 27,70 TL maktu karar ve ilam harcının mahsubu ile fazla yatırılan 1.680,05 TL’nin davacıya iadesine.
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince talep konusu maddi tazminatüzerinden hesaplanan 5800.00 TL vekalet ücretinin, manevi tazminat üzerinden (Tarifenin 10. maddesinin 3. fıkrası gereğince) hesaplanan 3000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Hazine’ye verilmesine,
5-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 47. maddesi gereğince yargılama gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra Dairemizin Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,”
dair oybirliği ile verilen 06.10.2015 gün ve 2015/1 E., 2015/2 K. sayılı karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Davacı tarafın temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü:
Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46.maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, mahkeme hakimi tarafından verilen mirasçılık belgesinde, muris …’ın yasal mirasçılarının eksik gösterildiğini, bu mirasçılık belgesinin iptali için açtığı davanın kabulüne karar verildiğini, hakimin yeterli inceleme yapmadan ve nüfus kayıtlarını celp etmeden, mevcut nüfus kayıtlarına aykırı şekilde mirasçılık belgesi vermesi nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürerek maddi ve manevi tazminatisteminde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan hakim, mirasçılık belgesi talep eden mirasçının diğer mirasçıları hasım olarak göstermesine gerek bulunmadığını, her mirasçının mirasçılık belgesi isteme hakkı bulunduğunu, verilen kararın da talep eden mirasçı dışında kimseye tebliğ edilmediğini, mirasçılık belgesinin mirasçılık konusunda kesin bir hüküm oluşturmadığını ve geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceğini, davacının da bu bağlamda yasal yollara başvurarak açtığı davada verilen mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin kararın kesin hüküm niteliğinde olduğunu, bu hükme dayanarak ortak muristen kalan mallara ilişkin olarak haklarını hukuk mahkemelerinde ileri sürebileceğini, davacının iddiasının HMK’nın 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan unsurları taşımadığını, maddi ve tazminat isteminin koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Özel Dairece yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu yazıyı 24 kişi okudu.

〉〉〉 Aradığınızı bulamadıysanız avukata soru sor sayfasını kullanabilirsiniz!


Hakime Karşı Maddi Manevi Tazminat Davası
Ne kadar faydalı oldu ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbulda en iyi hizmet veren evden eve nakliyat şirketleri beylikdz evden eve nakliyat beykoz evden eve nakliyat bostanci evden eve nakliyat kurtky evden eve nakliyat pendik evden eve nakliyat