Cumartesi, Temmuz 22Av. Ahmet A. Bektaş
istanbul avukat

Boşanma ve Çocuk


Boşanma ve Çocuk
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Boşanma ve Çocuk: Aşağıda yer alan Yargıtay kararında boşanma davası esnasında mahkemenin ortak çocuğun velayetinin belirlenmesi sürecinde eğer idrak yaşındaysa bizzat Mahkeme Hakimi tarafından veya istinabe yoluyla dinlenmesi ve gerekirse uzman pedagogtan çocuğun hangi tarafın velayeti altında bırakılmasının çocuğun menfaatleri açısından uygun olacağının tespiti açısından rapor alınması gerektiği belirtilmektedir.

2. Hukuk Dairesi         2016/19999 E.  ,  2017/2107 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İştirak Nafakası-Velayetin Değiştirilmesi, Kişisel İlişki Kurulması

Konu: Boşanma ve çocuk

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.02.2017 günü duruşma için tayin olunan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-davacı baba, evlilik dışında doğması sebebiyle velayeti annnede olan (TMK m.337/1) ortak çocuk 21.08.2004 doğumlu Yasin’in velayetinin değiştirilerek kendisine verilmesini talep etmiş, mahkemece velayetin değiştirilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Velayet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar verme makamındaki kişinin de aynı yönde vermesi gereken karar; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır.
Velayet kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir.

BUNA DA GÖZAT:  Kentsel Dönüşüm Enkaz Bedeli Yargıtay Kararı

../….Boşanma ve Çocuk

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3 ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Velayet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir.
Mahkemece yaşı nedeniyle idrak çağında bulunan ortak çocuğun velayeti konusunda görüşlerine başvurulmadan karar verilmiştir. Bu nedenle ortak çocuğun bizzat ya da istinabe yoluyla eğitim, kültür, yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istediği konusunda bilgilendirilerek, velayet hakkındaki tercihinin hakim tarafından kendisinden sorulması (Yargıtay HGK 16.03.2012 tarih E.2011/2-884-K. 2012/197 ile 22.01.2014 tarih E.2013/2-2085-K.2014/30 sayılı kararları) ve gerektiğinde yeniden psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı niteliğindeki uzman veya uzmanlardan (4787 sayılı Kanun m.5) ortak çocuğun anne ve baba yanındaki barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirir içerikte sosyal inceleme raporu alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun menfaatine olacağı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.02.2017 (Salı)


〉 Aradığınızı bulamadıysanız avukata soru sor sayfasını kullanabilirsiniz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir